Köşe Yazıları

10 Mar 2015

  Yaşadığım yerin dünyanın en iyi insanlarına sahip olduğunu sanıyordum küçükken. Büyüdükçe üçüncü sayfa haberlerinden öğrendim ülkemin acı yüzünü. Hepimizin bildiği gibi çeşitli haberler yayınlanıyor her gün. En çokta kadınlar yer alıyor içinde. Haklarımızdan bahsetmiyorlar, toplum içindeki önemimizden de. Acı, şiddet, ihmal ve ölüm var hepsinde.

  

 

 
13 Haz 2015

‘Siz hiç İstanbul oldunuz mu?’ diye bitirmişti yazısını bir abim.

Ben oldum. Bulutlara salıncak kurdum kendime, izledim İstanbul’u. Gecekondulardan başladım gökdelenlere uçtum. Simit satan çocuğa ağladım, Taksim’de şarkı söyleyenlere güldüm. Seksek, birdirbir oynadım akşam ezanına kadar. Arnavut kaldırımlarında yürüdüm. Beyoğlu oldum, eski binalar taşıdım üzerimde, eski hatıralar. Taksim oldum dolu insan taşıdım üzerimde,  İngiliz’inden, Rus’undan, Türk’ünden, Alman’ından. Mecidiyeköy oldum oldum,  gökdelenler taşıdım üzerimde.

28 Eki 2015

Ne farkı var türkle, kürdün lazla, çerkezin?

Mühim olan insanlık değil mi? Bugün şöyle bir baktığımda belli alanlar oluşturulmuş bu alanlar sadece kendisi gibi olan insanlarla sınırlı…

Ama benim insanlıktan kastım bunun tam aksine alanların kendisi gibi olanlarla sınırlandırılması değil de ‘insanlarla sınırlandırılması’…