Kocaman Ağacın Kalbi "Tübitak Yaz Bilim Kampı"

29 Haz 2015

Aslında o kadar çok şey yazmak istiyorum ki. O kadar çok şey anlatmak istiyorum ki… Dilediğim her şeyi yazsam belki sıkılıp bırakacaksınız okumayı. En iyisi ben Ata’mın bir sözü ile başlayayım. "Bir gün benim sözlerim bilim ile çakışırsa bilimi seçiniz!" demiş Atatürk. Bilime olan gerçekçiliğini ve sevgisini bir kez daha kanıtlayarak. Gerçi aldığım bir derste hocam ‘Doğru ile gerçek’ arasındaki farkı sormuştu da ben ‘Doğru olması gereken, gerçek ise var olandır.’ demiştim. Fakat bilim öyle bir sonsuzluktur ki var olanı da olması gerekeni de doğrudur. Peki ya benim için ne ima ediyor bilim? Bence bilim "Hayatın gerçeklerini hayata kazandıran bir sürü dalı olan, kocaman bir ağaçtır."

Ben geçen hafta Daçka’lı ve Çanakkaleli 40 arkadaşım ile beraber bu ağacın kalbinin düzenlediği bir bilim kampına katıldım.

‘Tübitak Yaz Bilim Kampı’…

Doğrusunu söylemek gerekirse ilk başlarda korktum. Zaten bana bir anlam ifade etmeyen bilimden daha çok soğumaktan.  Bazı sonsuzluklar bazı sonsuzluklardan büyüktür. 1 ile 2 arasında bir sonsuzluk vardır fakat 1 ile 6 arasında ki sonsuzluk daha büyüktür. Şimdi ne diyor bu kız diyeceksiniz. İşte benim için bilim en büyük en derin sonsuzluktu. Derinlere indikçe karışan inmedikçe hiçbir şey öğrenemediğin bir sonsuzluk.  Öyle ya hiç tahmin ettiğim gibi olmadı. Deniz altından yerküremize, Çanakkale tarihinden girişimciliğe, enerji kaynaklarından edebiyata… Aslında Tübitak bana sadece bilimden ziyade başka şeylerde öğretti. Bunlardan bir tanesi ise arkadaşlık.  Hiç tanımadığım 20 kişi ile 2 gün içinde kaynaşmayı. 1 haftadır değil de sanki 1 senedir tanışıyormuşuz gibi birbirimizden ayrılırken sarılmayı, telefon numaralarını almayı…

Bana en sevdiğim konu (edebiyat) ile bilimi yazdıran, uzatılan ele ‘Bende memnun oldum’ diye yanıt verdiren, kocaman ağacın kalbi TÜBİTAK’a teşekkür ederim.

***Resimler alıntıdır.

Bu haberin ve fotoğrafların tüm hakları saklıdır