'Yedi Kocalı Hürmüz' ile 'Hacivat ve Karagöz Neden Öldürüldü' Filmlerinin Yönetmeni Ezel Akay Darüşşafaka'da...

17 Ara 2014

“Yedi Kocalı Hürmüz” ile “Hacivat ve Karagöz Neden Öldürüldü?” filminin yönetmeni Ezel Akay Özel Darüşşafaka Ortaokul Öğrencileri ile buluştu.

Aslında Boğaziçi Üniversitesi Makine Mühendisliği mezunu olan ünlü yönetmen, “1996 yılında Derviş Zaim ile “Tabutta Rövaşata” filminin yapımcılığını üstlendi. Film yurtiçi ve yurtdışı birçok festivalde ödül kazanırken “Uluslararası Alanda en çok Ödül Alan Yerli Film” unvanını elde etti. Ezel Akay daha sonra genel yapım sorumlusu olduğu ve yönetmenliğini Yeşim Ustaoğlu’nun yaptığı “Güneşe Yolculuk” filmi Berlin Film Festivali de dahil yerel ve uluslararası birçok festivalde ödül kazandı. Ezel Akay, 2004 yılında başrollerini Haluk Bilginer, Özcan Deniz ve Demet Akbağ’ın paylaştıkları, Levent Kazak'ın senaryosunu yazdığı, “Neredesin Firuze” filmiyle de yönetmenliğini üstlendiği ilk uzun metrajlı sinema filmine imzasını attı.

En son olarak 2006 yılında vizyona giren, yine Levent Kazak'ın yazdığı, başrollerini Haluk Bilginer ve Beyazıt Öztürk'ün paylaştıkları "Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü?" filminin yönetmeni Sayın Akay ile sizler için sıcacık bir röportaj gerçekleştirdik…

Kendinizi kısaca tanıtabilir misiniz?

Ezel Akay: Makine mühendisliğinden mezun oldum. 25 senedir yönetmenlik yapıyorum. 1 erkek çocuğum var. 3 tane filmim var.

“Hacivat ve Karagöz Neden Öldürüldü?” filmini ne zaman ve neden çektiniz? Bu filmin size özel bir hikâyesi var mı?

Ezel Akay: Filmin yayınlandığı yıldan 10 yıl önce senaryo benim aklımdaydı. Birçok yazarla çalıştıktan sonra en sonunda Levent Kazak ile birlikte yaptığımız çalışma bana filmi çekile bilir hale getirdi.

Gerçekleştirdiğiniz seminerde de bahsettiğiniz gibi bundan sonraki projeleriniz ve hayalleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?

Ezel Akay: İnsanların birbiriyle yaşamasından doğan dertler ile ilgili filimler yani politik filimler çekmek niyetindeyim. Genellikle uzun süre yönetmenlik yapmış yönetmenlerin çektiği yönetmenler ve onun 4-5 misli kadarda çekemediği ve çekmek istediği filimler vardır. Bu arada çok fazla proje yaptık. Kimisi uygun bir maddi kaynak bekliyor, kimisi biraz daha olgunlaşmayı bekliyor ve kimisi hazır. Çok fazla sayıda projem var. Komedide var. Daha tragedya diye bileceklerimiz hikâyeler de var. 1915 yılında gerçekleşmiş olan Ermeni katliamı sürgünü ile ilgili bir sinema filmi yapıyorum ünlü bir yazar ile birlikte. Senaryosu bitti. İnşallah onu çekeceğim.  

Gelecekte sizin tabirinizle hikâye anlatıcısı olmak isteyen arkadaşlarımıza önerileriniz nelerdir?

Ezel Akay: Bir kere ne kadar üretken olurlarsa yani öğrenmeyi beklemeyip üretimi öne alırlarsa bir kere çok daha iyi ederler. Çünkü belki de yetenekleri yoktur. Yazarlarsa olup olmadığını anlarlar hemen. Yazınca insan kendisini de görüyor orda. “Ben neyim?” diye bakabileceğin bir şey çıkıyor ortaya. Aynaya bakmak gibi bir şey bu. Yazdığın zaman içine akıyorsun. Yazmaya çalışmak lazım. Hacivat Karagöz filminde de vardı “Sen bana okumayı öğret” “Yok önemli değil sen yazmayı öğren yeter. ”Türkiye’de çok yazar var ama hiç okumuyorlar o yüzden yazılar çok kalitesiz. İyi yazı yazmanın en iyi yolu çok iyi okumaktır diye düşünüyorum.

Kaynakça: http://tr.wikipedia.org/wiki/Ezel_Akay

Bu haberin ve fotoğrafların tüm hakları saklıdır